9 Nisan 2009 Perşembe

Bahar geldi...

Sonunda kızımızın mevsimini karşıladık. Bu sene hiç kar yağmamış olsa da, soğuklar yakamızı bir türlü bırakmadı, güneş özletti kendini.Güneş biraz yüzünü
gösterince de bu hafta fırsat buldukça doğal D vitamini ihtiyacımız için dışarıya attık kendimizi.Doğumuma 1 hafta kalıncaya kadar çalıştığım düşünülürse kızımın da sürekli gezmek istemesinin, hareketi sevmesinin nedenini anlamak zor değil herhalde.Hapşırıklar biraz arttı,umarım babasının allerjik bünyesini almış olmaz,doktorumuz kontrol altına alınması gerektiğini söyledi,ileriki dönemlerde anlayacağız bakalım. Bugün ilk defa babaannemiz ve büyük ninemizle Caddebostan sahiline gidip deniz havasını çektik içimize, güneş yüzüne geldiği anda huysuzlandı bizimki, kısa bir yürüyüşün ardından benim kucağımda bitirdi sahil keyfini,eve döndüğümüzde ise mışıl mışıl uykuya daldı ve ardından dedesiyle oyunlar oynadı...

1 Nisan 2009 Çarşamba

Bahar ve dayısı...




Biz ağabeyimle küçüklüğümüzden beri iyi anlaşırız dersem pek doğru olmaz, ama hep birbirimizi çok sevmişizdir. Onun gözü hep benim üzerimdeydi bilirdim, ben de hep onu örnek almışımdır tüm yaşamımda bunları birbirimize pek belli etmesek de...Ben ağabeyimi hep çok sevdim, evde beraber oyunlar icat ettiğim, yaz geceleri beraber dışarı çıktığım, zaman zaman da dertleştiğim ağabeyimi...
Doğum yaptığım gün blogumuza yazdığı satırlar beni çok duygulandırmıştı:
cocukken bilgeyi kizdirmak icin bebeklerini alip saklardim. simdi gercek bir bebegi var ve inanilmaz güzel.
İşte o bebekle o kadar güzel anlaşıyor ki dayısı bazen kıskanmıyor değilim vallahi:) Dayısı kızımızı çok özlüyor,fırsat bulduğunda görmeye can atıyor,uyuyorsa da mutlaka uyandırıp onu sevmek istiyor.Bizim kuzu da o kadar mutlu ki dayısının yanında, onun o yumuşak,sakin sesini duyduğunda bütün dertlerini unutup dayısının gözlerinin içinde kaybolup gidiyor sanki. Hamileliğimde kızımın gözlerinin renginin dayısınınki gibi olmasını o kadar çok istemiştim ki, dayısıyla yakınlığı ta ordan başlamış demek ki...Gözlerimiz de şimdilik zeytin yeşili görünüyor bakalım...
Bugün de dayımız, kayakta sakatladığı dizinden ameliyat oldu,biz de ailece ona geçmiş olsun demeye gittik,dayısı hemen aldı tabi kucağına ve Bahar'ımız da ona moral getirdi sanırım...
Bir an önce iyileşip daha nice güzel günler olsun inşallah... Bahar da yürümeye başlayınca dayısıyla beraber neler neler yapacaklar daha...

31 Mart 2009 Salı

Kızım gittikçe daha çok büyüyor...

Bilgisayarımın başına oturup da Bahar'ımızın geçmiş fotoğraf ve videolarına baktım da, zaman ne kadar çabuk ilerlemiş hiç farketmeden... 3,5 aylık olmak üzere ve her gün yeni bir huyunu keşfediyorum kızımın.Bu aralar bilinçli bakışlar başladı, artık herşeye daha bir manalı tepkiler veriyor,sevildiğini anlayınca gülüyor,biraz yüksek sesle konuşulunca ağlıyor ve oyunlar oynuyor.Sabahları da yatakta kendiliğinden uyanıp bizi de kahkalarıyla uyandırıyor.Bunu ilk keşfettiğim tarih 15 Mart Pazar sabahıydı;bir anda sabahın 730'unda kıkırdamalarına uyandık hanımefendinin ve sonra da fıkır fıkır hareketler başlıyor tabi.
Bir de bizim minik gündüz uykularını pek sevmiyor,sevdiği şeyler tabi ki anne memesi,banyo ve gezme... İnanır mısınız hırkasını giydiği anda dışarı çıkacağını anlıyor kuzu ve sabırsızlıkla bekliyor.Çıktığımız anda da hemen meraklı meraklı etrafa bakmaya başlıyor ve eve dönüş yolunda da oksijen fazlalığından dalıyor uykuya.Geçen hafta aldığımız kanguru da bu işimizi kolaylaştırdı.Bu dışarı çıkışlarımızdaki en büyük yol arkadaşımız da kuzen Deniz teyze tabi ki, Bahar onu çok seviyor,hep değişik şeyler yaptırıyor çünkü ona...

22 Mart 2009 Pazar

Bahar 3 aylık oldu ve Asya arkadaşını ziyarate gitti





Kızımız bu ayın 19'unda 3 aylık oldu. Ben biraz meşgul olduğumdan ve annesi de fırsat bulamadığından siteyi güncelleyemedik. Artık eller kollar iyice oynuyor. Hatta dün eliyle bir oyuncağını tutup oynamaya çalıştı ama tabii acemiliğinden düşürdü. Hemen videoya çekip bu tarihi anı ölümsüzleştirdim. Tempomuz devam ediyor. Kızımız da büyüyor. Küçülen elbiselerinin yerine yenisini alsakta Gülfem teyzesinden gelen Elif'in ve Defne'nin eski elbiseleri gene stoğumuzu güncelledi. Bol gülücük ve neşeyle yaşamımız decam ediyor. İşte size arkadaşı Asya ve annesi Ceylan ile beraber fotoğrafları. Bu arada Ozan'ın çok iyi bir baba olduğunu da düşünüyorum. Ama o günkü ziyaretimizde Aslı arkadaşı gelemedi. Bu üç bebeğinde doğumları arasında çok yakın süreler var ve en büyük hayalim üçünü giydirip süsleyip fotoğraflarını çekmek.
ENGLISH VERSION IS HERE :D
She is growing up weekly. You can see the difference easily. Yesterday we went to visit one of our friends Ozan and Ceylan and their lovely daughter Asya. This is the first (or is it the second ? ) time that they see each other. Asya is 3 months older than Bahar. But the difference of thebody size is huge. Ceylan is caling her daughter Köfte (Meatballs) and we are calling our daughter Meksikalı (The Mexican). We had lots of fun. I was so busy last month. I went to Hannover than had a busy schedule so that's why I could not have the time to update the blog. I will do my best :) By the way, Bahar used her hands for the first time to hold her toy and play with it! She was a little unexperienced but she managed to shake it. So I did not miss the chance to take the video of the moment.

24 Şubat 2009 Salı

Kızımız 2 aylık oldu...



Günler,haftalar derken, 2 ay geçti Bahar'ımızla olan hayatımızda...Her geçen gün o bize, biz de ona daha çok alışmaya başladık. Elbette daha küçücük bir bebek,daha düzenimiz tam oturmadı, ama çok şükür bizi çok üzen bir bebek değil kızımız. Gece gündüz farkından müzdarip bir sürü ebeveyne göre bizim kızımız gecelerini uyuyarak geçiriyor; yavaş yavaş gece uyumalarının saatleri uzamaya başladı. Doktorumuz her ne kadar 3 saatte bir uyandırmaya 2.ay bitene kadar devam etmemizi istese de, benim bünyemi de zorlamaya başladı uyanmak ve kurulmuş saate rağmen uyanamama rağmen en ufak bir fıkırdamasında uyanıyorum. Acıktığını bir şekilde belli ediyor zaten ufaklık,ben de izin veriyorum doğrusu uyumasına biraz içgüdüsel olarak hareket ederek. Zaten gündüzlerini de pek uyuyarak değil de etrafı seyrederek ve bizimle cilve yaparak geçirdiği için 9 gibi pestili çıkmış oluyor.


Başlarda gece 8-12 arası çok sıkıntı çekiyorduk,sürekli vızıldanma,ağlama nöbetleri ve uyumaya dirençle karşılaşıyorduk, ama bunu salonda yaşıyorduk. Ben de 1 haftadır 8'den sonra odasına çekilip emzirme,alt değiştirme ve uyutma seanslarını orada yapmaya başladıktan sonra epey farketti ve sanırım gaz sancılarımız da azalmaya başladığı için daha rahat uykuya geçebiliyor artık.Gaz sancılarının azalmasında arkadaşımız Dilek'in önerisiyle içtiğim rezene,kimyon ve anason karışımı çayın da çok etkisi oldu,ona minnettarım, diğer arkadaşlarıma da tavsiye ediyorum hep.


İşte minişimizin omuz keyfinden en son haliyle bir görüntü...


Arkadaşımız Ebru'nun ikinci bebeği de 10 günlük oldu,onları ziyarete gittiğimizde bizim bebiş ne kadar büyümüş görünüyordu....

11 Şubat 2009 Çarşamba

Kızımın 40 duası oldu-40 days praying of my daughter



Kızımın 3 Şubatta yani bizim nişan yıldönümümüzden bir gün önce 40 duası yapıldı. Ailemizin hanımlarının katıldığı bu tören ile kızım artık zor dönemini atlattı. Artık kızım kocaman bir kız oldu :D Açıkçası ben çocuğum olmadan önce böyle şeylerden bihaberdim. İnsan bunları gördükçe öğreniyor. Kızımın son zamanlarda aksayan uyku düzeni ise duadan sonra düzeldi :D Üstelik annesi dua sırasında kızımın, benim yakalamak için türlü numaralar denediğim, gülücüklerinden iki adet yakalayıvermiş.

There was a praying of 40 at 3rd of February, just one day before the 2nd anniversary of our engagement. (This praying is made for the new born baby as a blessing). The ladies of our family has joined this praying and with it my daughter just overcame the hard days. Now she is grown up :D Of course I learned these traditions (or religious needs. I am not so sure :) after I had a child. But after the praying she started to sleep in an order. And besides her mother just caught a couple of her beautiful smiles during the day. I tried to do every trick that I know to catch those smiles but I always failed.

21 Ocak 2009 Çarşamba

Annelik...Minik kuşum ve ben...

Daha dün gibi aklımda varlığından haberdar olduğum gün...Büyük bir süpriz yaşatmıştın,ama tüm gelişimin süresince senin neye benzeyeceğini,nasıl büyüyeceğini, senin için iyi bir anne olup olamayacağımı merak edip durdum. Ve o gün, seni kucağıma aldığımda tüm acılarımı unutup bana melek gibi dokunduğunda hayatım boyunca tadamayacağım duyguları yaşattın bana... Hayal meyal hatırlıyorum aslında o günü,biraz şaşkınlık, biraz yorgunluk;ama bir tek sen aklımdasın meleğim...
Doğumhaneden çıktığımda babamın bana nasıl özlemle sarıldığını ve Burak'ın ikimizi beraber görüp ağladığını hafızamdan silemem hiçbir zaman. Bize de bu duyguları sen yaşatacaksın kuzum umarım.
Şimdiyse seninle beraber 1 ayım geçti. Beraber geçirdiğimiz her günün,her dakikanın, uykusuz her gecemizin tadını çıkarmaya çalışıyorum. Yorulsam da,bazen sıkılsam da,bana her bakışında Allah'a şükrediyorum senin gibi bir prensesi bana bahşettiği için. Anneliğin ne demek olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Annemin akşamları biraz geç geldiğimde bu kadar merak ettiğini, suratımı astığımda hemen neden üzüldüğümü anladığını, biraz hapşırsam neden bu kadar üstüme düştüğünü şimdi anlıyorum. Karşılık beklenmeden yapılan tek şey annelik...
İçim seni her gördüğümde öyle pırpır ediyor ki, hiçbir anını kaçırmak istemiyorum. Bizi hiçbirşey ayırmasın kuşum...Seni çok seviyorum. Uykulu, biraz sıkkın gözlerle sana baksam da bazen aldırma sakın,seninle herşey keyifli...