27 Eylül 2009 Pazar

Bahar Emekliyor!-Bahar is Crawling!




Bahar 10 gündür emekliyor! Eskiden geri geri yürürken veya ancak poposunu çevirebilirken şimdi minik bir Ferrari gibi evin içerisinde hızla dolaşıyor, koltuğa dayanarak ayağa kalkıp yan yan yürüyor. Tabi tüm bu çabalarının sonunda da poposu üstü düşüp ağlıyor. Artık evin içerisinde hiç bir şey güvende değil.
Çekmeceleri karıştırıyor, tüm örtüleri aşağıya çekiyor ve erişebildiği herşeyle oynuyor. O kadar hızlı ki bir saniye bile yalnız bırakmaya gelmiyor.
Tüm fişleri kapattık, masa örtülerini aşağıya salmıyoruz artık. Fakat tüm bu önlemleri almamızın yanısıra ;bugün misafirliğe gittiğimiz arkadaşlarımızdan da bir ders aldık. Evin düzenini değiştirmek yerine, Bahar'a "Hayır" kelimesini öğretmeye karar verdik. Yapmasını istemediğimiz şeyler için onu açık bir şekilde HAYIR diyerek uyarmaya başladık. Şimdilik işliyor gibi ama öğreninceye kadar neler olacak çok merak ediyorum.
Ayrıca ne kadar rastlantı, ne kadar değil bilemiyorum ama bugün benim gözlerimin içine bakarak ilk defa "baba" dedi. Daha önce bunu bir tekerleme gibi devamlı olarak tekrarlarken bugün yalnızca bana bakıp iki defa "baba" dedi. Ne kadar mutlu olduğumu tahmin bile edemezsiniz.
Bir kızım olduğu için çook mutluyum.
Allah'a bana böyle güzel bir kız verdiği için de dua ediyorum.

Bahar has been crawling for the last 10 days! She was walking backwards or just moving her bottom and now she is fast crawling in the house like a Ferrari. She can take a support from the couch and stand up. Than she starts walking sideways. After all her efforts she falls down to her bottom and starts crying. Nothing in the house is safe. She is too keen about what is inside the drawers or on the dining table. So we took some precautions in the house. But we also have learned a lesson from one of our friends today. We are trying to make her understand the word "No". So when we see something that we do not want her to do we are saying clearly and sharply "No!". It looks like it is working now but I wonder what is going to happen untill she fully understands what we are saying to her.
Today she looked me in the eye and said "papa". I don't know if it is a considence or not. Before she was just saying continously rolling the word in her mouth but today she looked at me and said "papa" 2 times. You can never guess how happy I was.
I am very happy that I have a daughter.
I am praying to god for giving me such a beautiful daughter.

13 Eylül 2009 Pazar

2 aylık tembellik sonu




















2 aydır kızımızla ilgili bir şeyler yazamıyoruz. Bunun sebebi hem çok yoğun çalışmamız, hem tatile çıkmamız hem de tembellik etmemiz. 2 ayda o kadar çok şey birikti ki anlatmakla bitmez. Öncelikle kızımız tel sarar ve alkış yapmaya başladı :) 8. ayda 8.250 kg olması gereken kızımız 9.550 kg olarak anneanne ve babaannesinin çabalarını boşa çıkartmadı.
İsmail dedesini tamamen oyun arkadaşı olarak gören kızımız dedesinin "gel gidelim" sözünü duyar duymaz kollarını ona uzatıveriyor.
Bilgeyle kızımı Ayvalık'a gönderdikten sonra evdeki ilk gece benim için çok kötüydü. Ne evde uyurken nefes alışverişini dinleyip yüzünü seyredeceğim bir kızım ne de sarılıp uyuyacağım eşim vardı....
Geceleri kalktığımızda hem kızımız korkmasın hem de biz uyku sersemliğiyle sağa sola çarpmayalım diye bir gece lambası yakıyoruz. İlk gece o lambayı yakmadan uyuyamadığımı itiraf etmeliyim.
Ayvalığa Bilgeyle kızımı almaya gittiğimde ise babamların yazlığı bir çocuk bahçesine çevirdiklerini gördüm. Salıncak, küçük bir şişme havuz, tavana asılı bir bebek yatağı, komşudan ödünç alınmış ve yatak odamıza konulmuş ikinci bir bebek yatağı, bir sürü oyuncak, elbise, bebek bezi.... Bahar, etrafında dolaşan annesi, teyzem, babaannesi ve ninesinin yanısıra bir de onu kucağından indirmeyen dedesiyle kocaman bir sevgi çemberi içerisindeydi.
2 günlük tatilden bir şey anlamadan İzmir havalimanından dönerkense babamın hayatı boyunca hiç bu kadar hüzünlendiğini görmemiştim.
Bu iki ay içerisinde Bahar bayağı bayağı bebeklikten çıktı ve çocuk olma yolunda ilerliyor.
Artık kendi kendine oturabiliyor, hatta minik desteklerle koltuğa dayanarak durabiliyor veya yürüyebiliyor. Eğer sarkan bir örtü görürse hemen çekip üzerindekilerle beraber indiriyor.
Arabasından ana kucağını çıkartıp puseti koyduk. Bu da annesini biraz hüzünlendirdi. "Kızımız artık iyice büyüdü" dedi.
Bu arada çok şanslı bir anne babayız çünkü kızımız suyu çok seviyor. Denizden çıkmak istemedi. Güneşten onu her ne kadar korusak ve uygun saatlerde denize gitsekte biraz yanıp kara kız oldu.

Bu arada bloğu okuyanlara küçük bir not: İzmire giderken Pegasus hayatımdan gördüğün en kötü hava hizmetini sundu. Hostesler "lütfen" kelimesini bilmiyordu ve inişi çok kötüydü. Uçaktaki koltuklardan biri bile kırıktı! Dönerken Sun Express'le uçtuk ve çok memnun kaldık.

3 Temmuz 2009 Cuma

Kızımız havuza girdiiiii






Baharımızı en sonunda suya soktuk. Ersan dayısının evinde 5 dakikalık suyla ilk tanışma macerası oldukça keyifli geçti. Hani neredeyse bıraksak destek almadan yüzecekti. 6. ayı itibariyle tam 8 kilo ve 62 cm olan kızımız boy atmada değil ama kilo almada dünya rekoruna doğru gidiyor ! Artık eski agular yerini mamamama'lı ağız hareketlerine bıraktı. Bir de hangi yanağı görse hemen saldırıp emmek istiyor. Kızımız çook obur olacak :D
Artık uykuları uzamaya başladı. Geçenlerde toplam 7 saat aralıksız gece uykusu uyudu. Tabi biz buna alışık olmadığımız için 3 saatte bir kalkıp nefesini kontrol ettik.
Daha önce kızımın hiç büyümesini istemediğimi yazmıştım. Fakat şimdi büyüdükçe daha da tatlılaştığına şahit oluyorum. O yüzden bu kez de büyümesini istiyorum. Zaten doğa kanunları benim ne istediğime pek aldırmıyor :)
Kızımız katı gıdaya geçti. İlk önce sebze sonra da meyve püreleri. Doğal olarak kakası da kokmaya başladı. Bir de günde 2-3 kez kaka yapıyor artık. Gene de yemek konusunda bir şikayetimzi yok.
Evet bu blog girişi bol bol yemekten bahsettim ama ne yapayım benim ki pek tombiş bir kız oldu :)

* Havuzda fotoğraf değil video çektiğimizden bir ara onu da editleyip koyacağım.
İşte yeni fotoğraflarrrr. Hem 1 hafta sonra dayısını havuzundakiler hemde ilk annesiyle ve bnimle beraber girişi. Ama maalesef benimle videosu var fotoğrafı yok :)

8 Haziran 2009 Pazartesi

Çalışma hayatı...


25 Mayıs itibariyla çocuk polikliniğindeki işime geri döndüm.Daha önceden yaptığımız organizasyonla, annemle babam Antalya'ya seminere gidecekleri için babaannemiz 1 hafta bizimle kaldı. Doktorumuz düzenimizin bozulacağı konusunda bizi uyarmıştı, uyarılarında da haklı çıktı.En büyük değişimi uyku düzenimizde yaşadık.Daha önce en geç akşam 9:00'da uyuyan kızımız bizimle daha çok vakit geçirmek istediğinden 10:30- 11:00lerde uyumaya başladı, ama sabaha kadar da en az iki kere uyanmaya da devam etti.Gündüzleri de biberonla aldığı sütten bir türlü doymak bilmedi, iki ayda buzlukta biriktirdiğim süt depomu bir haftada eritti;bunu da doymadığına değil, emme refleksini biberondan tam karşılayamadığına yordum,ama yine de ilk zamanlarda doktorumuzu arayıp ek gıdalara geçmemiz gerektiğini de düşünmedik değil.Her işten gelişimde de yüzünden gülücüklerini eksik etmedi kuzucuğum.
Doğumdan bir yıla kadar devam edecek olan 1,5 saatlik süt iznimi sabahları geç giderek kullanıyorum,işyerimin evime daha yakın bir yere taşınması doktorumuzun da önerisiyle gün aşırı öğlenleri eve gelerek Bahar'ı emziriyorum,yemeğimi yiyorum ve işime geri dönüyorum.Salı ve perşembe günleri muayenehaneye gidiyorum,07:00 - 07:30 gibi eve geliyorum ve kuzumla özlem gideriyorum,diğer günler en geç 05:30'da evde oluyorum;cumartesi günleri de hastam oldukça gidiyorum ve biran önce eve dönmek için sabırsızlanıyorum.
Çok özlüyorum bebeğimi,gözlerim doluyor evden çıkıp onu bıraktığımda;ama işimi de çok seviyorum ve ona iyi bir gelecek sağlamak için de çalışmak zorundayım.Her ikimiz de bu sürece alışacağız, dünyadaki tek çalışan anne ben değilim.Ağabeyimle ben de çalışan bir annenin çocuklarıydık,annem bize hep güzel vakit ayırıyordu;ben de böyle bir anne olacağım ve kızım da umarım beni anlayacak büyüyünce...

Babanın eki: Evlenmeden önce Bilge'nin iyi bir eş olacağını, ömrümün sonuna kadar sevgilim kalacağını biliyordum. Fakat bir o kadar iyi bir anne olduğunu da görmek beni çok mutlu ediyor. Her erkeğin hayalinde annesi kadar iyi anne olabilecek bir kadınla evlenmek vardır. İşte Bilge tam öyle bir anne oldu. Son derece fedakar, bebeğini çok seven ve onun için hayatını veren bir anne o. Tabi ki ben de bu yüzden çok şanslı bir erkeğim. İnsanın böyle bir eşi olunca onu el üstünde tutmayacakta ne yapacak :)
Bende en az Bilge kadar özlüyorum kızımı. Üstelik bu sıralara oldukça geç saatlere kadar çalışıyorum. Bu yüzden her ikisini de özlüyorum. Bazen ev içerisinde yanlızca günaydın ve iyi geceler dediğimiz oluyor. Aynı evin içerisinde görüşemiyoruz bile. Tabiki bu daha büyük bir özlem olarak geri dönüyor ve kavuşunca daha da keyifli oluyor.

20 Mayıs 2009 Çarşamba

Bahar 5 aylık oldu...



Zaman o kadar çabuk geçiyor ki... Sanki dün doğmuş gibisin bebeğim.Seninle geçirdiğim her gün ayrı bir keyif veriyor bana;her gün yeni bir güzelliği keşfediyorum seninle.
Artık oyunlar oynamaya,karşındakileri tanımaya,kahkahalar ve çığlıklar atmaya,anlaşılmasa da konuşmaya başladın.Gecenin bir yarısı uyanıp emdikten sonra uyumayıp bir anda rüyanı anlatmaya başlıyorsun(biz öyle düşünüyoruz) cin gibi gözlerle...Uyuman için babanla seni sallarken bir yandan hiç ses çıkarmamaya çalışırken,bir yandan da çıkardığın seslere bıyık altından gülüyoruz.
Dün Almanya'dan gelen kuzen Özlem'in henüz 2,5 aylık oğlu Noah Deniz'le anneannelerde buluştuk,ikinizi biraraya getirdik,kan çekti herhalde hemen elele tutuşuverdiniz,ama henüz sevmeyi değil tırnaklamayı becerdiğin için fazla yakınlaştırmadık tabi.o da senin gibi obur biraz, 2 ay sonra senin gibi tombik bir kuzu olacak...
Bugün çok sevdiğimiz doktorumuza da gittik kontrole,pazartesi günü işe başlamadan önce yapmamız gerekenleri danıştşk doktorumuza.Bugün itibariyle 7,200 g. ve 64cm. olmuşsun.Rotavirüs aşımızı da ağzımıza damlattı Alper amca,öyle keyifle yudumladın ki,bir ay sonra başlayacağımız ek gıdaları da böyle keyifli yersin umarım.
Bir yaşına kadar yasal hakkım olan 1,5 saatlik süt iznimi sabahları kullanıp,doktorun tavsiyesi üzerine de öğlenleri eve gelip hem seni,hem kendimi doyuracağım.Akşamları da 5'de klinikten çıkıp muayenehaneyi mümkün olduğunca cumartesilere kaydıracağım ki seninle geçirdiğim vaktim daha uzun ve kaliteli olsun.Doktorumuz bu ilk ayın ikimiz için de biraz zor geçeceğini,ama zamanla alışacağımızı söyledi,deneyerek orta bir yol bulacağız artık;merak etme her geçireceğimiz dakikanın keyfini çıkaracağız.

11 Mayıs 2009 Pazartesi

Kızımız 4,5 aylık...

















4.ay kontrolümüzde kızım 61 cm. ve 6,660 kg. idi. Doktorumuz bu kadar bir kız bebeğin ortalama 6 kg. ve 60 cm. olması gerektiğini, Bahar'ın normal sınırlarda olduğunu söyledi. Biraz obur ve iştahlı bir bebeğimiz var,annesine çekmiş olsa gerek... Çok şanslıyız ki bebişimiz doktorunu çok seviyor,hiç sorun çıkarmıyor,aşı olsa bile biraz ağladıktan sonra etrafına yine gülücükler saçmaya devam ediyor.
Bu haftasonu gittiğim sağlık ocağında kilosunun 7 kg.ya çıktığını farkettim, bu gidişle bizimki erken büyüyecek,ele avuca top top gelmeye başladı. Doktorumuzun artık izin vermesiyle oturmaya ve ayağımızın üstüne basmaya başladık.Arabasında otururken ellerini tuttuğumda kendini ve poposunu kaldırıp ayağa kalkıyor ufaklık,ama yüzüstü durmayı hiç sevmiyor hemen bağırarak onu almamızı istiyor, sanırım bizimki emeklemeden direkt yürümeye başlayacak. Bir de inanılmaz geveze...Sürekli birşeyler anlatıyor,kendisiyle konuşulduğunu anlayıp cevap veriyor... Sanırım zor günleri biraz atlatıp;keyifli çağlarına gelmeye başladık,arkadaşlık yapmaya başladı bizimle,daha anlamlı bakmaya ve kendini daha bir oyalamaya da... Bakalım daha neler bekliyor bizi...

İlk anneler günüm...













Bu aralar biraz tembellik ettim, blogu boşladım;ama en anlamlı günü atlamak elbette imkansızdı.
Annem;
Minişimi kucağıma aldığım günden itibaren senin paha biçilmez değerini daha bir anladım. Karşılıksız sevginin, fedakarlığın, ömür boyu sürecek bağlılığın ne demek olduğunu anladım. Her geçen gün sana olan sevgim bir çığ gibi büyümeye devam ediyor.Bundan önce seni üzdüğüm her an için binlerce kez özür dilerim güzel annem...
Sevgili kızım,
Bu ilk anneler günümde, pek birşeylerin farkında olmasan da sen, gözlerinin içine baktığım her an, aldığın her nefes bana verdiğin en büyük hediye olarak kalacak. Bu sene senin sayende ben de annelik duygusunu tattım;hayatımın sonuna kadar da devam edeceğim.Her geçen gün ne kadar büyüdüğünü şaşırarak izleyecek, her yaptığın harekette seninle gurur duyacağım.Bana en güzel duyguları yaşattığın için de hep teşekkür edeceğim minik kuzum...
Levent ve Özge'nin ailenin annelerine hediyesi olarak 10 Mayıs Pazar-dün- Fenerbahçe'ye ailece bruncha gittik,günü kutlanan annelerden biri olmuştum ben de artık. Bahar'dan büyük çocukları görünce bizimkinin o günlere nasıl geleceğini merak ettim, ama sanırım yıllar o kadar çabuk geçecek ki anlamayacağım bile; her dakikasının keyfini doya doya çıkarmak gerek...
Tüm annelerin günü kutlu olsun...